Yerellik-Evrensellik Bağlamında Sünnet

Doç. Dr. Mürteza Bedir’in İsam yayınlarından çıkan kitabı “sünnet”, farklı ve detaylı bir yaklaşımla sünnet bahsini değerlendiriyor.  Dört bölümden oluşan kitabın birinci bölümünde sünnet kavramı açıklığa kavuşturuluyor, ikinci bölümde nakli ilimlerin sünnet kavramıyla ilişkisini ele alınıyor, üçüncü bölümde Hz. Peygamber’in İslam’ın temel kurallarının özümsenmesi ve daha iyi yaşanması için ortaya koyduğu, dinin tamamlayıcı ve olgunlaştırıcı boyutlarını ihtiva eden yönü değerlendiriliyor ve son bölümde de Peygamber Efendimiz’in yaşam modelinin her zaman ve mekana anlam katan evrensel niteliği ve çağdaş değerlerle birlikte ele alınması konuları açıklanıyor.

Giriş bölümde sünnet kavramı, ilimler çerçevesinde sünnetin yeri ve işlevi şeklinde bir tanım ve açıklama şeklinde değerlendiriliyor.  Bu yüzden öncelikli olarak sünnet’i anlamamız için üç kavrama yakından bakmamız gerekiyor: 1- Kuran, 2- Peygamberin bizzat kendisi ve yaşadıkları, 3- Sahabe ve ilk Müslüman nesil olan selefle ilgili bilgilier. Bu üç kavramın hepsini bir göz önünde bulundurduğumuzda sağlıklı bir “sünnet” okuması yapmış olacağız. Burada üzerinde biraz durmamız gereken selef kavramıdır ve selef ile selefilik arasındaki farka dikkat çekmek gerekmektedir.

Peygamberimiz’in vefatıyla birlikte, onu görmeyenlere sahih İslam’ın nasıl öğretileceği, aktarılacağı ile ilgili sorunlar ortaya çıktı. Ve bu durum dinin temel iki kaynağı olan Kuran ve sünnette yer almayan durumlarla ilgili olarak sahabenin kendi İslami birikimlerine dayalı yorumlar yapmasına neden oldu. Önceleri re’y daha sonra içtihad olarak kullanılan bu kavram, islam’ın son raki nesillere aktarılmasında büyük öneme sahiptir.  Diğer bir husus da bu birikimlerin daha sonra nasıl birer ilm dalları şekline büründüğüdür. Ancak sağlıklı İslami bilgilere ulaşmamızı sağlayan bir halka olan selef ile bir akım olarak değerlendirilen selefilik’i ayırmamız gerekir. Selefilik, İslam anlayışını ilk üç Müslüman devrin anlayışı ile sınırlayan ve İslam’ı değişen şartlar içinde okumamızı engelleyen bir anlayışın adıdır.

Toparlayacak olursak sünnet, Hz. Peygamber tarafından yaşanmış İslam uygulamasının adıdır, ancak bu uygulamayı “münferid” bir yaşam tarzı değil, sahabe ile birlikte ele alınması gereken bir yaşam ve anlayış tarzı olarak okumak lazımdır. Pratiklerin peygamberin sağlığında değil de daha sonra uzun bir süreçte kaydedilmesi, kaydı tutan ilk dönem Müslümanların hem İslam hem Peygamber pratiğini nasıl anladıklarıyla ilişkilidir.

Bu kayıtlar,  sünnetten ilm’e doğru uzanan ve yüzyıllarca süren bir ilmi faaliyetin temelini oluşturmuştur.  Kuran’ı ve sünnet’i anlamak, sonraki nesillere aktarmak ve ortaya çıkan yeni meseleler ışığında nakilleri değerlendirmek gibi ihtiyaçlardan bazı ilim dalları meydana gelmiştir. Bunlar tefsir,siyer ve  hadis olmak üzere nakli ilim sınıfında yer alırken, kelam, tasavvuf ve fıkıh nakil ile birlikte düşünce ve yorum faaliyetinden mürekkep birer ilmi saha olmuştur. Son üç ilim alanı, kuşkusuz İslam’ın yerel formundan çok evrenselliği ile alakalıdır.

İkinci bölümde sünnetin epistemolojik değeri ele alınmaktadır.  Yaşanmış bir hayat pratiğinin nasıl bir bilgi kaynağı olacağı şeklindeki bu tartışma çeşitli sorunlarla birlikte değerlendiriliyor kitapta. Sünnetin bağlayıcılığı ve İslami normları belirleme yetkisinin mahiyeti ve sonuçlarına ayrıntılı bakılmaktadır. Soru şu ki, sünnet nedir? Peygamberimiz ne yaptıysa onu yapmak mıdır? Yoksa sünnetin anlamı ve özünü yakalamak mıdır? Bu gibi sorular ışığında alimler sünnet kavramını kurumsallaştırıcı bir çalışmaya başlamışlardır.

Sünnetin vahiy kaynaklı olduğu su götürmez bir gerçektir, sünnetin vahyi karakteri onu Kuranla birlikte İslam esaslarını vazetme yetkisine sahip temel ve kurucu bir kaynak yapmaktadır. Bu hususta sünnet nebevi ve beşeri olarak iki ayrı formda değerlendirilmesi zaruriyetini doğurmuştur.

Kişinin kendi sünnet anlayışına göre  sünnet, ya tam bir taklid olacak yahut Peygamber’i içinde bulunduğu şartlarla birlikte ele alıp hangilerinin vahyi-nebevi sünnet olduğu hangilerinin de dönemin örf, gelenek ve anlayışından kaynaklandığını bir bütün olarak okuyup sünnet tanımı yapacağız.

Sünneti oluşturan hadisleri değerlendirirken karşımıza bazı kavramlar çıkmaktadır: sıhhat, sahabe, ravi ve rical, metin ve senet. Tüm bu kavramlar hadislerin elimize ulaşmasında sağlıklı birer yöntem olan usul kaideleridir. Bunlar sayesinde bir hadis literatürü ve geleneği oluşmuştur. Gerek Müslümanların kendi içlerinde yaşadıkları karmaşalar gerek yeni dünya görüşleri ve ilmlerle yaşanılan karşılaşmalar hadis ilminin kurumsallaşması ve hadislerin doğru aktarımı ile ilgili hassas çalışmaların ortaya çıkması gerekmiştir. Kitap gerek sıhhat meselesi gerek hadis usulu ile ilgili bilgileri ve tanımları aktardıktan sonra sahih hadis kavramlarını da ele almıştır. Buradaki mesele, bir hadis metnin aynı türden başka bilgilerle çekişmesi durumunda, bunlardan hangisinin doğru olduğunu tespit için gereken bazı kriterleri tespit etmektir. Tercihte temel iki referansımız nakledenle ilgili adalet ve zapt özellikleridir. Ayrıca isnadın kopuk olmaması gerekir. Fıkıh usulu sıhhat meselesine mütevatir ve ahad kavramlar aracılığıyla yeni bir boyut kazandırmıştır. Mütevatir ve meşhur hadislerin kaynak olacaklarında bir sorun yok ancak haber-i vahid denilen bilgiler bize kaynaklık edebilir mi? Epistemolojik olarak kesinlik taşımayan ahad haberler, zaten İslami ahkam konularında cüz’i bir değere sahiptir. Bunun yanı sıra hadis usulu hadisleri sıhhati yönünden incelerken fkıh usulu söz konusu hadislerle ilgili mükellefiyet bağlamında birer hiyerarşik tasnife gitmiştir.

Kitabın üçüncü bölümde, sünnetle ilgili teknik bilgilerin ardından dinin özü ve kabuğu ile ilgili değerlendirmeler yer almaktadır. Kuran’ın koyduğu öz-İslam etrafında Hz.Peygamber’in uygulamaları , ile koruyucu ve tamamlayıcı bir boyut kazanmaktadır.  Fıkıh usulunun tasnifinde mendup olarak yer alan sünnet, doğrudan günaha değil ancak sevaba ilişkin bir yapıdadır. Sünnetin kendi içinde bir hiyerarşisi, birinin diğerinden daha mühim olduğu durumları vardır. İlahi iradenin yani Kelamullahın en iyi anlaşılması ve uygulanması noktasında yegane birinci referans sünnettir.  İşte bu noktada peygamberimiz’in uygulamalarının hangisinin nebevi yahut beşeri olduğuyla ilgili ayrıma gitmemiz gerekir. Dünyevi amaçla yapılan sünnetler, öz ya da çekirdek İslam dediğimiz temel dini kurallar gibi sınırlayıcı değil, geleneksel ve yerel niteliktedir.  Yerel şartlar değiştikçe sünnete olan yaklaşımın değişmesi de kaçınılmazdır.Bu değişimde bid’at kavramı üzerinde durmakta yarar var. Neyin bid’at olduğunun bilinmesi ile ilgili bu konuda İslam’ın akaidi ile ilgili olmayan ancak tamamen dışarıdan yapılan değişiklikler sakıncalı görülmemiştir.  Sünnetin dinamik yönü yorum getirme çabalarının önünü tıkamaz. Yine tasavvuf bid’at konusunda en çok eleştirilen kurumdur. İçerdiği yeni ibadet anlayışı ve zikirleri Allah’a yaklaştıran birer vesile ve nafile ibadet olarak görülmesi gerektiği her yeniliğin bidat olmadığı söylenmektedir.

Kitap üçüncü bölümün son kısmında sünnetin sıralamasını verirken bir taraftan da ayrıntıya kaçmamaya özen göstererek bazı sünnetleri zikretmektedir.

Sünnetin çağdaş boyutunun yer aldığı son bölümde sünnet, oluşan modern kavramlar eşliğinde ele alınmıştır. Sünnetin tarihsel oluşu ve değişikliklere açık olduğu, esnek olduğu belirtildikten sonra eşitlik, kardeşlik, hak ve adalet, demokrasi , evrensellik, modernite, insan hakları,  hukuk gibi modern kavramların sünnette izlerini aramaktadır kitap. Bunu yaparken de Peygamberimiz’in uygulamalarından çeşitli örnekleri ilgili başlıklar altında vermiştir. Aslında son iki yüz yıldır dile getirilenlerin yüzyıllar öncesinde dile getirildiğinin gösterilmesi ve bunu yaparken seküler değil dini referans kaynaklarının olduğunu göstermesi bakımından “sünnet” kitabı, sünnetin dinamik yapısını ve özünü anlamamız açısından iyi bir yol haritası sunuyor.

Posted on December 2, 2010, in Uncategorized. Bookmark the permalink. Leave a Comment.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Connecting to %s

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 106 other followers