Hassan b. Sabit (r.a.)

Sunuş: Okulda II. dönem hadis ödevi için araştırdığım sahabenin hayatını arşiv’lemek istedim. Ansiklopedik bilgiler içeren bu yazıyı kendi tasniflendirmem ile sunuyorum; umulur ki istifadeli olur.

HASSAN BİN SABİT (r.a.)

Hz.Peygamber (s.a.v.)’in şairi olarak bilinen sahabi. Kendisi Ensar’dan olup künyesi Ebu Velid’dir. Ebu Abdurrahman ve Ebu Husam da denilmiştir. Doğum tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Kendisinin bildirdiğine göre Peygamberimiz’den (s.a.v.) 7-8 yıl önce doğmuştur. Medine’nin yerleşik iki önemli Arap kabilelerinden biri olan Hazrec’in Neccaroğulları kolundandır. Aslı Yemen’dendir. Abdulmuttalip’in annesinin de aynı kola mensup olması hasebiyle Rasulallah’a soy yakınlığı vardır. Şairunnebi, Şairu Rasulallah, Ebu’l-Husam ve Ebu’l-Mudarrib olarak anılmıştır.

Cahiliye Devri’nde Hassan b.Sabit
-Şairliği ve Şiirleri

Hassan b.Sabit müslüman olmadan önce de meşhur şairlerdendi. Şam ve civarında hüküm sürmekte olan Gassani Hükümdarı’nın sarayına mensup idi. Şiirleri ile bu devletin ileri gelenlerini methederdi. Bir yıl Medine’de ertesi yıl bu sarayda kalırdı ve melikler için söylediği kasideler karşılığında bol bahşişler alırdı

Cahiliyye devri şairlerinin bir çokları gibi o da İslam’dan önceki devresinde cinlerden ilham aldığı fikirleri savunmaktadır. Bu şiirler incelendinde bu açığa çıkmaktadır. Cinin ilhamını yukarıdan aşağıya inen bir sese benzetirdi. Kendisine cinin geldiği zamanlarda şiir söylediğini bu ilham olmaksızın şiirlerinin de olmadığını söylerdi.

Hassan b. Sabit Medine’de sürekli çatışma halinde olan Evs- Hazrec olaylarında da Hazrec kabilesini öven ve düşmanları olduğu Evs kabilesini yeren şiirler yazardı. Böylece kendi kabilesine destek olurdu.

İslam’dan önceki dönemde Ukaz panayırında düzenlenen şiir müsabakalarına da katılırdı.
Toparlarsak, özetle, Hassan b. Sabit’in İslam’a girmeden önceki yaklaşık 60 yıllık hayatı şarabı ve şarap meclislerini tasvir etmek, ihsanlarına nail olmak için Gasani ve Hire hükümdarlarını ziyaret edip onları övmek, Evs ve Hazrec arasındaki mücadelelere katılıp kendi kabilesinin asalet, şeref ve kahramanlıklarını dile getirmekle geçti.

Müslüman oluşu ve İslami dönemde Hassan b. Sabit
-Şairliği ve şiirleri

Muhammed (s.a.s.) peygamberliğini açıklayıp, İslam dinine davete başlaması ile Hazrec kabilesi de İslamiyetle şereflenmişti. Bu sırada Medine’ye gelmiş bulunan Hassan b. Sabit de müslüman olmuştu. Müslüman olduğunda 60 yaşında idi.

Müslüman olduktan sonra Peygamber Efendimiz (s.a.s.)’in yanından ayrılmadı. Vefatına kadar şiirlerini Allah ve Resulü için söyledi. Peygamberiniz(s.a.s.)’i metheden çok şiirler söyledi. Ayrıca hicretle birlikte kurulan İslam Devleti’nin ortaya koyduğu yeni dünya görüşü ve değerler sistemi Hassan’ın önüne engin ufuklar açmış, O’na şiirde yeni temalar işlemesine imkan sağlamıştır. Asr-ı Saadette meydana gelen önemli olaylar için bir veya birkaç şiiri mutlaka vardır. Müslümanları çok metheden ve onları cihada teşvik eden şiirler yazdı.

Rasul-u Ekrem ile birlikte müslümanlar, ilk dönemlerden itibaren Kureyşliler’in ve onları destekleyenlerin hem fiili hem de sözlü saldırılarına maruz kalıyorlardı. Bunların bazıları şunlardı: Abdullah b. Ziba’ra, Ebu Sufyan b. Haris, Amr b. As, Dırar b. Hattab. Hicretten sonra da bu saldırılar devam etmekteydi. Bu hicivlere aynı yöntemle karşılık verilmesi gerektiğini düşünen Rasul-u Ekrem, müslümanlardan kendisine bu konuda yardım etmesini istedi. Müslümanlardan Hassan b. Sabit, Ka’b b. Malik ve Abdullah b. Revaha önemli şairlerdendi. Bunlardan Hassan b. Sabit şiirleri en güçlü olandı ve adeta müşrikleri perişan ediyordu.

Hicivlerinde aşırıya gidebilme ihtimaline binaen Peygamber Efendimiz (s.a.s.) onun Ebu Bekr’den onay aldığı hicivlerini söylemesini istedi. Böylece bir ölçü ve denge örneği daha sergilenmiştir. Allah Resulü kendi soyundan-Kureyş- olanları hicvederken kendisini onlardan nasıl ayırarak şiir söyleyeceğini Hassan b. Sabit’e sorduğunda O şu cevabı verdi: “Seni yağdan kıl çeker gibi Kureyş müşriklerinin arasından çekip çıkaracağım.”

Bir defasında kafirlerin yüz karalarını ortaya koyan bir şiirini okuduktan sonra Peygamberimiz (s.a.s.) “Ey Hasan! Müşriklerin, kafirlerin yüz karalarını ortaya koy! Cebrail seninledir. Ashabım silahla harbettikleri gibi sen de dil ile harbet!”buyurdular. Böylece Hassan b. Sabit cihadın en kıymetlilerinden olan söz ve dil ile cihad etmek şerefine nail olanların ilki oldu.

İttifakla kaydedildiğine göre en büyük başarılarından biri hicretin 9. Senesinde Müslümanların ellerindeki esirlerini kurtarmak için Medine’ye gelen Beni-Temimlerinin gösterdiği nezaketsizliğe karşı Hassan b. Sabit’in şiirleriyle meydan okuması olmuştur. Bu heyet müslümanlarla boy ölçüşmek için en meşhur ve yetenekli şair ve hatipleriyle gelmişlerdi. Peygamberimiz’in (s.a.s.) emriyle onların şiirlerine karşılık okuduğu uzun ve mükemmel kasidesi ile düşmanları resmen mağlup etmiş oldu. Müşrik heyetinden Akra b. Habis bu belağat karşısında etkilendi ve kelime-i şehadet getirerek müslüman oldu. O müslüman olunca heyettekiler de müslüman oldu. Bu hadise üzerine kaynaklarda geçen bilgiye göre Rasul-u Ekrem, Mescid-i Nebevi’de Hassan b. Sabit için bir minber yaptırmıştır.

Peygamberimiz (s.a.s.) “Muhakkak ki, Allahu Teala Resulünü övmek ve müdafaa etmek hususunda, Hassan’ı Ruhul Kudüs(Cebrail) ile takviye etmektedir” demiştir. Hassan b. Sabit bu destek ve güç ile her zaman düşmanları hezimete uğratan müslümanları da şevklendiren şiirleri ile İslam’a hizmet etmiştir.


Şairliği dışında kişiliği için bazı bilgiler şu şekilde aktarılmıştır:

*Rasul-u Ekrem bazı savaşlara çıkarken hanımlarını Hassan’ın Beyraha malikesine bırakırdı ve ona ganimetlerden de pay ayırırdı.

*Savaşlara katılmaması hasebiyle hakkında kötü düşünceler yayılmış ve cesaretinden kuşku duyulmuştur. Ancak son dönem yapılan araştırmalara göre savaşlara katılmamasının sebebi korkaklık değil, ileri derecede yaşlı, hasta ve bir elinin hayat damarının kesik olması şeklinde açıklanmaktadır. Hatta bazı kaynaklarda kimi savaşlara bizzat katıldığı da aktarılmıştır. (Zehebi II, 518)
Bu konuda İsabe’de geçen bir bilgi şöyle aktarılmaktadır:

“İbni İshak Megazisi’nde dedi ki: Yahya bin İbade bin Abdullah bin Zübeyr ve o da babasından rivayetle bana bildirdi ki: Safiye binti Abdulmuttalip ve Hassan bin Sabit kıssasını nakleder. Bu rivayete göre sahabenin erkeklerinden kimseler yokken bölgeye gelen Yahudiler şehri basınca Safiye Hasan’a der ki: “ Yahudiler köyü bastı, içimizde erkek sen varsın. bir şeyler yap.” Hassan bin Sabit bu dönem oldukça yaşlıdır ve genelde gazvelere katılmadığı rivayet edilir. Safiye Hasan’dan Yahudileri öldürmesini ister. O da buna güç yetiremeyeceğini söyler. Bunun üzerine Safiye gider ve Yahudi’yi öldürür. Tekrar saklandıkları yere girerek Hasan’a der ki: “ Erkek olduğu için onu soyamadım, git ve onu soy! (ÜStündei kıymetli şeyleri al) Ancak Hasan bin Sabit buna pek yanaşmaz ve “ dünya malını ne yapayım” tarzı bir şey söyler.”

* Peygamber Efendimiz’den (s.a.s.) bizzat kendisi hadis rivayet etmiştir. Meşhur hadis külliyatlarında bu hadisleri geçmektedir.

*İfk hadisesinde ismi Hz.Aişe’ye iftira atanlar arasında geçmektedir.

Hassan b. Sabit’in cahiliyye ve İslami dönem şiirlerinin mukayesesi:

Bazı edebiyatçılar, Hassan’ın Cahiliyye devride söylediği şiirlerin İslami dönemdeki şiirlerine nispetle daha güçlü olduğu kanaatindedir. Şu fark belirgindir:

1- ‘İslam yalanı meneder; halbuki şiiri yalan güzelleştirir.”sözünce İslam’ın ahlaki öğretileri gereği şiirde gayri ahlaki özellikler elenmiştir. Bu da şiirin değerini düşürdüğünü görüşünü doğurmuştur.

2- Başka şairlerle kıyas edilemeyecek derecede çok sayıda şirin uydurulup Hasan b. Sabit’e isnat edildiği söylenmektedir.

3- İslami dönemde söylediği şiirlerinin çoğunu herhangi bir hadisenin vukuu anında irticalen söylediği ve o sıralarda yaşının çok ilerlemiş olduğu da diğer bir etkendir.

4- Cahiliyye döneminde daha çok hiciv, methiye ve gazel türlerinde örnek şiirleri olan Hassan b. Sabit İslamiyet’e girmesiyle ayet ve hadislerden ilhamla da şiirler yazmıştır. Kuran ve Hadislerin Arap Edebiyatı’na etkilerinin en iyi örnekleri bu şiirlerde görülmektedir.


İfk Hadisesi ile Münasebeti:

Peygamberimiz’in (s.a.s.) zevcesi Hz. Aişe’nin öznesi olduğu ifk hadisesinde Hassan b. Sabit ‘in iftira yayanların arasında isminin geçtiği aktarılmaktadır. Neticede Hz. Aişe’nin suçsuzluğu vahiy yoluyla tespit edilince bazı rivayetlere göre Hassan b. Sabit’e kırbaç cezası verilmiştir. Bu rivayetin yanlış olduğunu söyleyenler varsa da Hassan, Hz. Aişe hakkındaki bir kasidesinde onun iffetindi dile getirerek kendisinden özür dilemektedir. Hz. Aişe ile olan daha sonraki münasebetlerinden hayatının sonuna kadar onun teveccühüne mazhar olduğu anlaşılmaktadır.

Hassan b. Sabit’in vefatı:

Hz. Peygamber’in (s.a.s.) vefatı ile üzülen ve şiirlerindeki eski canlılığı kaybeden Hassan b. Sabit münzevi bir hayat yaşamıştır.120 yaşında vefat ettiği rivayet edilmektedir. Hz. Ömer zamanında gözlerini kaybetti. Hz. Ebubekir’in hilafına karşı çıkanları hicveden şiirleri yazdı. Bundan sonraki şiirleri en çok Hz. Osman döneminde meydana gelen olaylara ilişkindir.Hz.Ali’nin hilafetini kabul etmeyenler arasındadır. Kaynaklara göre Muaviye döneminde ölmüştür.

Hassan b. Sabit’in şiirleri ilk defa Basra mektebine mensup Arap dilcisi Muhammed b. Habib tarafından bir divan halinde toplanmış, ondan Sükkeri bu ikisinden de diğer müellifler rivayet etmişlerdir. İbn Habib’in düzenlediği divanın bilinen en eski nüshası Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi’nde mevcut olup, birincisinin istinsah tarihi 419 diğerininki 482’dir.

Hassan b. Sabit’in hayatı ve şiirleri hakkında Muhammed Tahir Derviş , İhsan en-Nas, Rebia Ebu Fazıl, İsa Yusuf, Muhammed İbrahim Cum’a ve Muhammed Ali Ebu Hamde tarafından müstakil eserler kaleme alınmıştır.

Hassan b. Sabit’in şiirlerinden bazı örnekler:

İslami devirde Hz.Muhammed (s.a.s.) için söylediği bazı mersiyeler:
“O (Rasulallah Allah’tan sonra tabi olduğumuz bir ziya ve nurdu. Aynı zamanda O, kulağımız ve gözümüzdü.”

“O’nun mezarına gömdükleri ve üzerine toprak attıkları gün Allah keşke kimseyi yaşatmasaydı.”

Rasulallah’ı (s.a.s.) öven diğer bir şiiri:

“Sizden iyisini gözlerim görmedi asla
Sizden güzelini doğurmadı hiçbir ana
Her ayıp ve kusurdan pak yaratıldınız
Sanki dilediğiniz gibi yaratıldınız.”

Uhud Savaşı’nda Hz. Talha için söylediği methiye:

“Talha, Akabe günü Muhammed’e çok zor bir gün için
Herşeyini feda edeceğine söz verdi
Mızraklara karşı iki elini siper yaptı
Kılıç darbeleriyle parmakları kanlar içinde kaldı
O, Muhammed’den başka herkesten ilerideydi
İslamiyet’in değirmenini döndürmek için
Bütün gücüyle çalıştı.
Ta ki İslamiyet yücelip yeryüzüne hükümdar oldu

KAYNAKLAR:

-Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi
-Milli Eğitim Bakanlığı İslam Ansiklopedisi
-İslam Alimleri Ansiklopedisi / Türkiye Gazetesi
-Hayatüssahabe / Yusuf Kandehlevi
- Rehber Ansiklopedisi / Türkiye Gazetesi
-Erciyes Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi- sayı:2-sayfa:407-414
-El-İsabe

Posted on June 27, 2009, in Uncategorized. Bookmark the permalink. Leave a Comment.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Connecting to %s

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 106 other followers