‘Kronik hastalık’:Küstâhlık
Leman dergisi’nin son sayısındaki kapak karikatürü sadece bir yazıyı değil aynı zamanda tepkiyi de gerekli kılıyor. İçimizden gönderdiklerimizi saymıyoruz tepki olarak; ama buğz ederseniz, bu muhakkak gideceği yere ulaşır. Haksızlığa, değerlere hakarete ve mücadelemize yönelik reflekslerimizi yitirdiğimiz zamanlardayız. Her zaman revaçta olan polemikler mi? Polemiğin canı cehenneme… İnsan ne kadar alçalır, hani esfeli safilin denen dereke… Bu ve benzeri karikatürlere bakıp “ne hayal ürünü geniş adamlar be” diyemiyorum. Neden? Neden hemen kusma ihtiyacım baş gösteriyor? İğreniyorum…
Ha belki de bu tür cümleler kurmamam gerek. Zaten görmek istedikleri budur! Hukuk diliyle yazılmış birkaç paragraf gerek. Onu hukuk adamlarına bıraktım; hukuk devleti olduğumuza inananlara…
Başörtü sorunu devam ediyor. Başörtü mü türban mı? Hah, ismi bile tartışılıyor. İsim hallolsa, soruna dönebilirdik belki! Devam ediyor, artarak. Adına kamusal dedikleri alandan, üniversitelere, liselere kadar geldi. Sokaklarda,meydanlarda hukuksuzluğun seyrine baktığımız o günlerden, vicdansızlığın yitirildiği bu günlere geldik. “Nasıl geldik? Nasıl getirildik?”gibi idealist sorular sormayacağım. Seç ikisinden birini: Bu kadar çakal sürüsünün arasında mert bir duruş sergilemek ya da ay olup bu çirkeflikleri ortaya çıkarmak! Üçüncüsünü saymıyorum,çünkü üçüncüden olmak helak olmak demek!
Gün boyu dolaşım, boşaltım sistemlerimizi fazla yoruyoruz! Sinir sistemimizi çalıştıran ve bizi sinirlendiren günlük aksaklıklar için, daha fazla yormayalım “sinirlerimizi”. Tamam, devam etsin dolaşım ve boşaltım sistemimlerimiz çalışmaya, diğer canlılarla olan benzerliğimiz devam etsin. Hani arada tutarsa “insanlığımız” işte bu günlerde lazım. “Yeter artık!”
Mavi Kalemler‘den:
Bütün wordpress bloglarının Türkiyeden yasaklanması ile yeniden gündeme gelen sansür tartışmaları devam ederken. Özgürlük(!) adına yapılan bir adilikle karşı karşıya kaldık yeniden. Daha önce Danimarka’da yayınlanan ve inancımız hiçe sayan karikatürlerden sonra, Türkiye’de de daha önce benzerleri görülen bir basiretsizlik örneği var önümüzde..Leman Dergisi, son sayısının kapağında, Hayrunnisa Gül’ün başörtülü bir karikatürünü çizdi, üstelik Playboy kızlarının amblemi olan tavşan kız başlığı içinde. Zeka özürlü, inançtan ve insanlık onurundan yoksun bu mizah (!) anlayışını kınıyoruz. Daha önce de çeşitli şekillerde, inanan insanlara taarruzda bulunan, başörtüsünü alaya alan ve seviyesiz müstehcen esprileriyle sürekli gündemde olan bu dergi, bir yandan da özgürlük yanlısı-amerikan karşıtı-insan hakları propagandası yaptığını iddia edip duruyor. Bu hadiseyle ne kadar insani(!) oldukları açıkça anlaşılmıştır… Ellerine avuçlarında olanı yavaş yavaş yitiren inanç düşmanı kitle artık nasıl saldıracağını bilemez duruma gelmiş, bel altı vurmaya başlamıştır. Kanaatim o ki, bu düşünceye sahip insanların bu küstahça tepkisi, köşeye sıkışan kedinin çaresizlikten yaptığı son hamleleri kabilindendir…
Karikatürün Yer Aldığı Kapak: http://www.leman.com.tr/index.php?kapak
Tepkinizi iletmek için: http://www.leman.com.tr/index.php?iletisim
email: yayinyonetmeni@leman.com.tr Telefon: 0212 2929565 (4 hat) Faks: 0212 2453806Müessese Müdürü: Ali Yavuz : O212 2929567 (Dahili 114)
Son Söz: Allah’ın nûrunu ağızlarıyla (üfleyip) söndürmek istiyorlar. Hâlbuki kâfirler hoşlanmasalar da Allah nûrunu tamamlamaktan asla vazgeçmez. TEVBE 32
5 comments so far
Leave a reply
takma kafana ağzı olan konuşuyo kalemi olan çiziyo..
saygılı olmaları edepli olmaları gerekir tabiiki aa bu insanlar konuşmaktan anlamıyorlarki, insani vasıflarını yitirmiş varlıklar olarak kaale almamak lazım…
takma kafana ağzı olan konuşuyo kalemi olan çiziyo..
saygılı olmaları edepli olmaları gerekir tabiiki aa bu insanlar konuşmaktan anlamıyorlarki, insani vasıflarını yitirmiş varlıklar bunlar…kaale almamak lazım…
Karikatür dünyasını bu adamlara bıraktığımız için bu hakkı buluyorlar kendilerinde. Ben Leman, Penguen, Pişmiş Kelle, Fermuar okur(d)um. Çizgilerini biliyorum. Beni şaşırtmadı. Hele kedi vakasından sonra. Asıl beni şaşırtan, muhafazakar çizerlerin son zamanlarda artışı. Bereket bu artış kaliteli ve ölçülü. Ümitvarız ve bu küstahlıklara da ancak kendi silahları ile cevap verebiliriz. Küstah olmayan karikatüristlerimizin rövanşı alması elzemdir.
İnşallah iflah olurlar, yok o da olmazsa elleri kurur inşallah…
Bu konunun tartışıldığı başka bir sitedeki bir yorumcu “ne var canım, karikatür bu abartma ve ti’ye alma tabi olur” gibi lakırdılar etmiş. Eleştiri, mizah ve hakareti ayıramayan hemcinslerim,insanlar, beni şaşırtmaya devam ediyor !