Türk Siyasi Tarihi’ne ilişkin bazı değerlendirmeler

Pazar pazar keyifli yazılar yazmak daha tercih edilir bir seçenek. Ancak bugün Pazar olsa da  gecikmiş dergi okumalarımı yapıyorum. Elimde Anlayış dergisi… Her sayısında çok keyifli ve verimli röportajlara yer veriliyor. Haziran sayısında da siyaset bilimci Prof.Dr. Gökhan Çetinsaya ile röporaj yapılmış. Röportajın özünü modern Türk siyasi kültürünün temel problemleri, kurucu unsurları ve tehdit algılamaları oluşturuyor. Tamamı okunmaya değer; ama ben yeni öğrendim diyebileceğim bazı bilgileri paylaşıp, sinir bozucu bir şekilde bazı cümlelerin sonuna da soru işareti ekleyeceğim. Bu satırları okuyan kâri’lerden ricam, bildiklerini paylaşmaları ve ezber bozma gayretimize yardımcı olmaları. Başlığa bakıp umarım çok büyük beklentilere kapılmadınız :-)

*”Biz bugün Tanzimatçıların dramını da algılayamıyoruz. Rusya faktörü, azınlık milliyetçiliği ve mali dışa bağımlılık Tanzimatçıları en çok düşündüren meselelerdi.Fakat biz örneğin Tanzimat döneminin başında gayri müslim nüfusun Müslüman nüfus içerisindeki oranın %40 olduğunu unutuyoruz. Tanzimatçılar bu azınlıkları sisteme entegre etmek için Osmanlıcık dediğimiz siyaseti ortaya attılar. Bir Osmanlı üst kimliği yaratmaktı dertleri. Ve herkesin milli kimliğini koruduğu; fakat yasalar önünde eşit Osmanlı vatandaşları haline geldiği bir siyasi durum ortaya çıktı.”Bu politika T.C. için nasıl mümkün olacak peki;yasalar önünde eşit X vatandaşı ??

*”19. yy’nın ikinci yarısından itibaren meşrutiyet, parlamenter ve anayasal rejim tartışmaları içerisinde olan elitlerin başlıca meselelerinden birisi, Osmanlı insanı ya da halkının siyasi haklarını kullanmak konusunda ehil olup olmadıkları. Osmanlı gibi çok farklı etnik ve dini gruplardan oluşmuş bir yerde meşrutiyetin, parlamenter ve anayasal bir rejimin kaos yaratacağı ve ülkeyi çıkmaza sokacaktır. Bunun çözümü halkın eğitim seviyesinin yükseltilmesidir.” Neden siyasi partiler seçim vaatlerinde bulunurken “halkımızın eğitim seviyesini yükselteceğiz ve siyasi haklarını kullanmada konusunda ehlileştireceğiz” gibi bir vaadde bulunmazlar?

*“Hep zannedilir ki Arap milliyetçiliği Bağdat’ta çıkmıştır,Şam’da çıkmıştır, Mekke’de çıkmıştır. Hiç alakası yok. Arap milliyetçiliği İstanbul’da Mekteb-i Hayriyye’de Mülkiye’de çıkmıştır; hatta Osmanlı parlamentosunda, Meclis-i Mebusan’da çıkmıştır. Neden?Çünkü o zamana kadar birbirini görmemi olan Bağdatlı, Şamlı,Mekkeli, Trablusgarplı mebuslar ilk defa orada biraraya geliyolar ve devlet karşısındaki sorunlarının farkına varıyorlar ve aynı sesi dile getirmeye,örgütlenmeye başlıyorlar… İslamcılar uyarır: Eğer Türkçülük yaparsanız,son İslam devletini zaafa uğratırsınız.Bu defa da diğeri Arapçılık yapar,ve son İslam devleti de parçalanır.”Ne var ki Arap isyanı sonrasında Türkçülük kamoyu önünde sesli bir şekilde dile getirilmeye başlanır.”Sorum yok, ancak bu bilgilerin doğruluğu tartışılır.

*Kemalist devrimlerin, Kemalisr modernleşme projesinin tm radikalliğine, keskinliğine rağmen 1950 sonrasında İslam yeniden Türk siyaset sahnesinde bir güç olarak ortaya çıkıyor. Beni en çok hayrete düşüren yorumlardan biri: “Demokrat parti iktidara geldi, ezanı Arapça okutmaya başladı ve irtica hortladı.”Sosyolog ve sosyal antropologların vurgulamadıkları bir nokta var. Tek parti döneminde nüfusun %80′i kırsal kesimde yaşayan insanlardan oluşuyor. Okumalarımız bize gösteriyor ki aslında Atatürk devrimleri Kemalist siyaset bu %80′ riayet edememiş.Bugün bizim modern Türkiye’yi şekillendirdiğini düşündüğümüz o devrimler ve reformlar büyük şehirlerde, kasabalarda etkili olmuş,o kadar. %80′in mevcut sosyal ve iktisadi gerçeklikleri, kültürel gerçeklikleri değişmemiş. İslam orada yaşamaya devam etmiş. Kitabi bir İslam değil, formel bir din eğitimi vs.yok; fakat yine de  tüm canlılığı ile yaşayan bir İslam var karşımızda.” Kırsal kültür gerçeğinin kasıtlı olarak atlandığını düşünüyorum. (Kırsal ve şehirdeki nüfus dağılımının günümüzde eskiye nazaran bir hayli değiştiğini  düşünürsek) hala canlı olan bir İslami kültür var ve bu gerçeklik en çok AK Parti’nin mi işine yarar ?

/

 Kısa bilgiler ve akabindeki sorularım bunlar. Zahmete değer bulup bir iki satır yazanlara şimdiden teşekkürler…

No comments yet

Leave a reply