Archive for February, 2007|Monthly archive page

İnkâr psikolojisi ve Risâle-i Nur

İnkar nasıl mümkün oluyor?

Bu soru sık sorulan bir soru. Muhatabı çok oluyor. İnsanın yaratılmasından bu yana insan fıtratı değişmediğine göre inkara neden olan sebepler de değişmemiştir. İnkarda en önemli gerekçe akla ve mantığa yatkın olmayan birşeylerin var olması değildir;inkar eden kişinin halet-i ruhiyesinden kaynaklanmaktadır.

Kainattaki herşey bu kadar mükemmel ve bir ahenk içinde yaratılmışken, herşey Tek bir Yaratıcı’yı gösteriyorken, Tamamıyla paslanmamış her bir vicdan şüphesiz buna şahitlik ediyorken, “varlık” dile gelmiş O’nu anlatıyorken nasıl oluyor da bir insan inkar bataklığına saplanıyor?

 Öyle ya bir iğne ustasız, bir kitap yazarsız, bir sanat eseri sanatçısız, bir köy muhtarsız düşünülemezken koca kainat nasıl oluyor da başıboş olur, onu meydana getiren biri olmaz?

Risale-i Nur müellifi Bediüzzaman Said Nursi bu hususu: “Her günahta, küfre giden bir yol vardır.”1 vecizesiyle anlatır. (Aynı mealde bir de hadis bulunmaktadır.Ayetlerde de sıklıkla günahın ardından hemen tevbeyi emretmektedir.)Yani herbir günah, insanı inkâra götürecek potansiyel tehlike konumundadır. Hele bir de bu günah, ısrarla ve inatla devam ettirilir ise, insan uçurumun kenarına yaklaşmış demektir. Ufacık bir günah tevbesi yapılmadığı takdirde ve günahta ısrarda git gide küfre sapan bir yol oluyor sonuç.Bu anlamda günah işlememeye özen gösteren ve günah işlediğinde de(günah işlemek insana mahsustur.)istiğfar eden kişi için inkardan söz etmek mümkün görünmemektedir.

Read more »